Prof. Dr. Fatih Yalçın
Johns Hopkins Medical Institutions
Email: fyalcin1@jhmi.edu
1967 yılında Ankara’da doğdu. 1989’da tıp doktoru, 1997’de kardiyoloji uzmanı oldu. 1996 yılında İngiltere'de “NATO Science Program” (NATO Bilim Programı) desteğinde araştırma yapan Prof. Dr. Fatih Yalçın, 1998-1999 yıllarında “NASA Grant NCC9-60, Houston, TEXAS” desteğinde Amerika'nın en iyi kalp merkezi seçilen “Cleveland Clinic” de araştırmalar yapmış, NASA bursu destekli 5 uluslararası yayını yayınlanmıştır.
2007 yılında Almanya'da Berlin'de (Erasmus Akademik Programı desteğiyle) Charite Üniversitesi, Kalp-Damar Araştırma Merkezi’nde Akademik Ziyaretçi Profesör olarak bulunmuştur. Dünyada halen en prestijli burs olarak kabul edilen “US Government Fulbright Scholarship, Washington D.C.” (Amerikan Hükümeti Fulbright) desteği ile Amerika'nın son 19 yıldır en iyi Tıp Fakültesi ünvanını elinde bulunduran Johns Hopkins Üniversitesi'nde “Visiting Professor” (Ziyaretçi Profesör) olarak 2009’da göreve başlamıştır, halen ziyaretçi öğretim üyeliği sürmektedir.
Avrupa Kardiyoloji ve Avrupa Hipertansiyon Uzmanıdır. Antakya Mustafa Kemal Üniversitesi Anjiografi Laboratuvarını kurmuştur. 2009’da Johns Hopkins Üniversitesi’nde hazırladığı, Amerika’da hipertansiyon ve buna bağlı kalp yetmezliği hastalarının yetersiz takip edildiğini dökümante eden ve eleştiren, kronik hipertansif hastalığın erken tanınması ve tedavisinin önemi ile “Hipertansif Hastaların izlenmesinde yeni ve pratik yaklaşımı” değerlendiren ve 62 referanslık derlemesi 2010 yılında “Journal of Human Hypertension” da yayınlanmıştır.
Akut ve hipertansiyona bağlı kronik stresin kalp üzerine olan tehlikeli etkileri konusunda daha önce de bilimsel toplantılarda konuşmalar yapan Prof. Dr. Fatih Yalçın'ın 2009 yılında Uluslararası Kardiyoloji Dergisi’nde (International Journal of Cardiology) “Stressed Heart Morphology” (Stres Altında Kalp Yapısı) tanımı International Journal of Cardiology’de yayınlanmış ve tıp literatürüne geçmiştir. Dünya'da ilk kez Hipertansif kalp hastalığı için basınç yükü modelinin kalp dokusuna ilerleyişini gösteren çalışması “Fulbright Programı” tarafından desteklenmiş ve analiz sonuçları 2011 Amerikan Kalp Birliği yıllık toplantısında sunulmuştur (Circulation 2011;124:A12802, 3rd Generation Microscopic USG Study). 
Prof. Dr. Fatih Yalçın 2004 yılında İngiltere'de “Outstanding Scientists of the 21st Century” (21. Yüzyılın Önde Gelen Bilim Adamları) ve 2004 yılında Amerika'nın “Great Minds of the 21st Century” (21. Yüzyılın Büyük Beyinleri) listelerinde yer almıştır.
Üniversitelerdeki devam eden araştırma projeleri ile işbirliği içinde yüksek teknolojik ekipman gerektiren orijinal araştırmaların üretilmesi için TÜSENT (Türkiye Sağlık Araştırmaları Enstitüsü) kurulması gerektiğine inanmaktadır. Tıp Fakültelerinde ayrı bir araştırma ekibi ve en ileri teknolojik cihazlar bulundurulamayacağı göz önüne alındığında bu merkezin üniversitelerde araştırma yönünden tıkanan ileri imkanlara ihtiyaç duyan akademisyen ve araştırmacılar için ideal bir ortam üreteceği açıktır.
Johns Hopkins Üniversitesinde devam eden çalışmaları yanında ülkemize son derece faydalı olacağını düşündüğü “Ulusal Sağlık Araştırma Enstitüsü” projesine yönelik olarak U.S. NIH, “National Institute of Health” (Amerikan Sağlık Enstitüsü)’nde 2009-2011 yıllarında incelemelerde bulunmuştur. NIH’deki Türk araştırmacı bilim adamlarıyla yaptıkları çalışma ve değerlendirmeler bu kitapta Türkçe ve İngilizce bölümler şeklinde toplanmıştır (bu esere Web sayfasından ulaşılabilir). 
Bu çalışma süresi içinde Sağlık Bakanlığı’nın Sağlık Araştırmalarının geliştirilmesine yönelik Amerika’da düzenlediği toplantıda Ulusal Sağlık Araştırma Enstitüsü üzerine yaptığı konuşma sonrasında kendisine Sağlık Bakanlığı’nca hazırlanan takdir sertifikası sunulmuştur.
Prof. Dr. Fatih Yalçın TÜSENT’in ülke düzeyinde bir bilimsel veri tabanı sistemini, tüm ülkede yaşam boyu eğitimin kredilendirilmesinin objektif takibini içeren, bilimsel sertifikasyon ve resertifikasyonun hayata geçirildiği bir oluşum olması gerektiğine inanmaktadır. Ülkemize yapacağı katkı yanında TÜSENT Orta Doğu ve Arap ülkelerini de etkileyebilir ve onlara da örnek bir merkez olabilir. Bu oluşum ayrıca profesyonel düzeyde Avrupa ve Amerika zemininde ülkemizin tanıtımını ve uluslar arası bilimsel kurullara daha çok Türk bilim adamının girmesini de sağlayacaktır.

TÜRK SAĞLIK ENSTİTÜSÜNÜN İLAVE YARARLARI:

1) Hayat boyu eğitimin Milli Eğitim Bakanlığı ile yakın çalışma ilişkisi içinde ve yakın gelecekte ulusal periyodik sertifikasyon yenileme programının gerçekleştirilmesi.

2) Ulusal veritabanı oluşturulması için farklı merkezlerin veri kaydı ve saydamlığının sağlanması ile birlikte ulusal bazda sağlık hizmeti kalitesi ve sağlık hizmeti harcamasının optimize edilmesi. Bu gelecekte ulusal sağlık stratejisi için bir temel oluşturacaktır.

3) Pratik tıpta bölgesel farklılıktan kaçınmak için sağlık hizmeti kalitesinin tüm bölgelerde eşitlenmesine yönelik sağlık veritabanı sonuçlarının yıllık olarak deklare edilmesi ve buna göre sağlık hizmetinin ülke genelinde homojen hale getirilerek gelecekte daha kaliteli sağlık hizmeti için hedeflerin netleştirilmesi.

4) Devlet kaynakları (DPT, TÜBİTAK) projelere yönlendirilirken değerlendirmeler daha  kapsamlı sürdürülecek ve asgari bilimsel yayın yapılması da konu ile ilgili önceki tecrübe, konunun özgünlüğü gibi diğer temel gerekliliklere ilaveten projenin bütçesine paralel olarak istenecektir. Böylece kaynak kullanımında geniş projeler için sadece altyapıya yönelik bakış açısı yerine çalışma tamamlandığında bilimsel ürün kalitesinin üst düzey oluşu ve buna bağlı üst düzey yayın (A veya B grubu dergi) istenecektir.

5) TÜSENT yurtdışında, konularında Dünyaca bilinen başarılı Türk Bilimadamları’nı ülkemizde istihdam etmek için bir motivasyon olacaktır ve iyi hazırlanmış yüksek kaliteli bilim ve araştırma merkezi onların gelecekteki Dünya çapında bilim adamlarımızın beklentilerini de karşılayacaktır.

6) Son önemli nokta kurumlararası koordinasyon için üniversite ve toplum bazlı çalışan hekimler / aile hekimleri arasındaki aktif ilişkiyi arttırmaya yönelik olacaktır. Bu ortam akademisyenlerin diğer hekimlerin bilgilerini güncellemede ve kronik hastalıkların erken tanınması ve tedavisine önemli katkı sağlayacaktır.

Prof. Dr. Fatih Yalcin